GİRİŞ 

Hukuk devletinin temel unsurlarından olan normlar hiyerarşisi, idarenin düzenleyici işlemlerle kanun koyucunun iradesini aşmasını, değiştirmesini veya etkisiz kılmasını engeller. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından 23/07/2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan "Sigortacılık Destek Hizmetleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik", "hasar araştırmacısı" adıyla yeni bir meslek ihdas ederek bu temel ilkenin sınırlarını zorlayan bir tartışma başlatmıştır. 

      Bu makale, söz konusu yönetmelik değişikliğinin, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ile münhasıran "sigorta eksperlerine" tanınan yetkilerle olan ilişkisini, normlar hiyerarşisi, hukuki belirlilik ve ceza muhakemesi hukukunun temel prensipleri açısından inceleyecektir. 


- SİGORTA EKSPERLİĞİ KANUNİ ÇERÇEVESİ VE MÜNHASIR YETKİ ALANI; 

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, sigortacılık sektöründeki aktörleri ve yetki alanlarını net bir şekilde tanımlamıştır. Kanun'un 2. maddesinin (m) bendi, sigorta eksperini şu şekilde tanımlar: 

"Sigorta konusu risklerin gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan kayıp ve hasarların miktarını, nedenlerini ve niteliklerini belirleyen ve mutabakatlı kıymet tespiti, ön ekspertiz ve hasar gözetimi gibi işleri mutat meslek olarak yapan tarafsız ve bağımsız kişiyi ifade eder." 

Kanun koyucunun bu tanımı, üç temel unsuru güvence altına almaktadır: 

- Yetki Alanı: Hasarın neden, nitelik ve miktarını belirleme görevi münhasıran sigorta eksperine aittir. 

- Nitelik: Bu görevi yerine getiren kişi, "mutat meslek" olarak bu işi yapmalıdır. 

- Statü: Eksper, "tarafsız ve bağımsız" olmak zorundadır. 


Bu yasal çerçeve, hasar tespit sürecinin keyfilikten uzak, belirli bir mesleki standart ve etik kurallar çerçevesinde, sigortalı ile sigortacı arasında bir denge unsuru olarak yürütülmesini amaçlamaktadır. 


- YÖNETMELİK DEĞİŞİKLİĞİ VE YETKİ ÇATIŞMASI; 

SEDDK tarafından yayımlanan Yönetmelik, "hasar araştırmacısı" adında yeni bir aktör tanımlamaktadır: 

"Hasar araştırmacısı: Sigorta sözleşmesi kapsamında ileri sürülen tazminat talebine ilişkin olarak hasarın nedeni ve kapsamının, oluşan zararın niteliği ve miktarının tespiti ile sigorta suistimali bulunup bulunmadığının incelenmesi ve değerlendirilmesi amacıyla hizmet sunan gerçek veya tüzel kişileri ifade eder." 

İki tanım karşılaştırıldığında, yönetmelik ile ihdas edilen "hasar araştırmacısı"nın görev tanımının, Kanun ile "sigorta eksperi" için belirlenen temel yetki alanını birebir tekrar ettiği ve hatta aştığı görülmektedir:   


AktörDüzenlemeGörev Tanımı
Sigorta Eksperi5684 sayılı Kanun"...kayıp ve hasarların miktarını, nedenlerini ve niteliklerini belirleyen..."
Hasar AraştırmacısıYönetmelik"...hasarın nedeni ve kapsamının, oluşan zararın niteliği ve miktarının tespiti..."


Bu durum, normlar hiyerarşisi açısından ciddi bir soruna işaret etmektedir. 

- HUKUKA AYKIRILIK SEBEPLERİ; 

a) Normlar Hiyerarşisinin Açık İhlali ve Yetki Gaspı; 

Anayasa'nın 124. maddesi, idarenin yönetmelik çıkarma yetkisini, "kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla" sınırlandırmıştır. İdare, kanunla düzenlenmiş bir alanı, kanuna aykırı şekilde yeniden tanzim edemez. Konu yönetmelik, kanunla münhasıran sigorta eksperlerine verilmiş olan "hasarın nedenini, niteliğini ve miktarını belirleme" yetkisini, kanunda yeri olmayan "hasar araştırmacısı" adlı bir gruba da tanımaktadır. Bu, kanunun açık hükmünü dolanan, onun uygulama alanını daraltan ve kanunla korunan bir mesleğin yetki alanına doğrudan müdahale eden bir düzenlemedir. İdare, kanunun vermediği bir yetkiyi kullanarak kanun koyucunun iradesini aşmış ve bir yetki gaspı durumu ortaya çıkarmıştır. 

b) Hukuki Belirlilik ve Güvenlik İlkelerinin Zedelenmesi, Sirküler ile Giderilemeyen Çelişki; 

Düzenlemenin yayımlanmasından kısa bir süre sonra SEDDK'nın 29/07/2026 da 2026/01 sayılı sirküler yayımlayarak hasar araştırmacılarının yetkisinin "sadece sigorta suistimali ve şüpheli hasarları incelemekle sınırlı olduğunu" belirtmesi, hukuka aykırılığı gidermek yerine pekiştirmiştir. 

  - Zımni İkrar: Bir düzenleyici işlemin hemen ardından açıklayıcı bir sirküler yayımlanması, ilk düzenlemenin muğlak ve hukuki belirlilikten uzak olduğunun idare tarafından zımni kabulüdür. 

 - Çelişkinin Sürmesi: Yönetmelik metni, "hasarın nedeni ve miktarının tespiti" yetkisini açıkça verirken, sirküler bu yetkinin olmadığını iddia etmektedir. Birbiriyle çelişen iki idari metin, uygulayıcılar ve hak sahipleri için hangi kuralın geçerli olduğu konusunda kaotik bir ortam yaratır. Hukuka aykırı bir yönetmelik, normlar hiyerarşisinde daha altta yer alan bir sirküler ile meşrulaştırılamaz. 

 - Keyfiliğe Açılan Kapı: "Şüpheli hasar" kavramı, son derece sübjektif ve sigorta şirketlerinin takdirine bırakılmış bir nitelemedir. Bu durum, sigorta şirketlerinin, kanunen atanması zorunlu, tarafsız ve bağımsız eksper yerine, kendi menfaatleri doğrultusunda hareket etme potansiyeli taşıyan araştırmacıları devreye sokmasına imkân tanıyarak 5684 sayılı Kanun'un ruhunu ve amacını temelden sarsmaktadır. 

c) Suç Soruşturması Yetkisinin Özel Kişilere Devri ve Hukuk Devleti İlkesinin İhlali;

Yönetmelik tanımındaki "...sigorta suistimali bulunup bulunmadığının incelenmesi ve değerlendirilmesi..." ifadesi, en vahim hukuka aykırılığı teşkil etmektedir. Sigorta suistimali, Türk Ceza Kanunu kapsamında "nitelikli dolandırıcılık" suçunu oluşturabilen bir eylemdir. 

     Anayasa ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca, bir suç şüphesini araştırma, delil toplama ve faili tespit etme görevi, münhasıran Cumhuriyet Savcılıkları ve onlara bağlı adli kolluk birimlerine aittir. Bu kamusal ve tekel niteliğindeki yetkinin, herhangi bir kamu gücü, yasal güvence, tarafsızlık ve bağımsızlık yükümlülüğü bulunmayan özel "hasar araştırmacısı" için bir yönetmelik ile devredilmesi, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz. Bu durum, adeta özel bir "soruşturma" birimi ihdas etmek anlamına gelir ve şu riskleri doğurur: 

  • Özel hayatın gizliliğinin ihlali,
  • Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak toplanması ve işlenmesi,
  • Masumiyet karinesinin zedelenmesi,
  • Adil yargılanma hakkının tehlikeye atılması.

İdare, düzenleyici bir işlemle ceza adalet sisteminin temel yapı taşlarına müdahale etme yetkisine sahip değildir. 


SONUÇ: 

SEDDK tarafından ihdas edilen "hasar araştırmacılığı" kurumu, birden çok katmanda hukuka aykırılıklar barındırmaktadır. Düzenleme; 1. Kanunla münhasıran sigorta eksperlerine tanınan yetkileri, alt norm olan bir yönetmelikle başka bir gruba devrederek normlar hiyerarşisini açıkça ihlal etmektedir. 

 Yönetmelik ve sonrasında yayımlanan sirküler arasındaki çelişkilerle hukuki belirlilik ve güvenlik ilkelerini ortadan kaldırmaktadır. 

 Ceza Kanunu'na göre suç teşkil edebilecek eylemlerin soruşturulması yetkisini özel kişilere devrederek hukuk devleti ilkesini ve ceza muhakemesi hukukunun temel prensiplerini yok saymaktadır. 

Bu nedenlerle, söz konusu yönetmelik hükümlerinin, kanunla korunan bir mesleğin haklarını ihlal etmesinin ötesinde, kamusal düzen ve temel hak ve özgürlükler açısından yarattığı riskler nedeniyle idari yargı denetimine tabi tutulması ve iptal edilmesi, hukuk devleti ilkesinin doğal bir gereğidir. 

                                                                                     31/07/2026 

Murat ERSOYDAN 

Sigorta Eksperi. 

Yorumlar
* Bu e-posta internet sitesinde yayınlanmayacaktır.