SİGORTACILIKTA KANUNA KARŞI  HİLE;
Kanuna karşı hile ; emredici nitelikteki hukuk kuralının yasakladığı bir işlemi engellemek için, hukuken geçerli görünen başka kural ile yasaklanan kuralları yok gibi görerek istenilen sonuca ulaşmaktır.


Daha çok sigortacıya şirin görünmek sigortacının elini güçlendirmek için idare tarafından yapıldığı görülmektedir. Bunun en büyük nedeni idaredeki memurların sonraki işveren olarak sigortacıyı görmesi olabilir.


Mevzuat ; sigortacılık alanında çalışan memurların idare ve özel sektör arasındaki gidiş gelişleri kısıtlamadığı ve idareden ayrıldıktan belli bir süre sektöre girişi rekabet yasağı ile sınırlamadığı sürece bu olacaktır.(Bknz Seddk insan kaynakları yönetmeliği mad.13/1 , sigorta eksperleri yönetmeliği mad.22/4 )


Kanunun lafzı (sözü) ve ruhu (özü) ile temas ettiği olaylara uygulanacağından kanuna aykırı yönetmelikler, genelge, duyuru gibi alt hukuk kuralları kanuna karşı hile hükmündedir. 

Sigortacılıkta kanuna karşı hilenin en belirgin olanı;
5684 sayılı sigortacılık kanunu EK -6 .maddesi aleyhine getirilen genelgedir. Ek-6 göre sigortacıdan talep edilecek tazminat alacağı takipleri ve ödeme hakkında ;


Alacaklı kendisi, temsilcisi ,vekâlet verdiği eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri veya avukatı vasıtasıyla takip edilebilir ve ödeme sadece hak sahibine veya avukatına ödenir bunlar dışında hiç kimseye devredilemez.” demekle beraber,


“ Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunca belirlenir." ifadesi ile kanun belirlenmiştir.

      Seddk (Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu) sigorta şirketlerinin parça tedarikçileri ile anlaşmalı servislere ödeme yapma sorunlarını gidermek için ilgili maddenin uygulamasına ilişkin (2021/1) ile (2023/4) genelgeleri yayınlamıştır. 

Bu genelgeler kanuna karşı hile hükmündedir. 

     Sigorta şirketinin parça tedarikçisine veya anlaşmalı servise ödeme yapması kanuna karşı hilenin vatandaşa,diğer onarım ve tedarik yerleri aleyhine açık ihlali olup , idarenin taraflara aynı mesafede olmadığı , sigortacı ile anlaşmalı olan yerlerin diğer yerlere üstün tutmasını gösterir. Kanunun hükmüne genelge ile dolanılmış ve kanuna karşı hile yapıldığı açıktır.

Bunun sonuçları nedir ? 

-Sigortacı hak sahibine ödeme yapması gerekir.(11 HD., T 10.3.2015, E 2014/7597, K 2015/3282.) 

-Ödemeyi hak sahibine yapmaz ise sigortacı tazmin borcundan kurtulmadığı için halefiyet hakkına sahip olamaz. Bu durumda zarar sorumlulularına rücu davası açamaz, açarsa aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddi ile karşı karşıya kalacaktır.( 11 HD., T 18.4.2005, E 2004/7300, K 2005/3742:) 

-Sigortacı sigortalısı veya hak sahibine ödeme yapmadığından tekrar ödeme yapma riski olacaktır.

Görüleceği üzere bir hakkın ihlali başka sorunların doğmasına neden olmaktadır. 

Sigortacılıkta hakkın yerine getirilmesinde sigortalı, sigortacı , sigortadan menfaat sağlayanlar ve en önemlisi idareye büyük sorumluluklar düşmektedir. 

Bir tarafın diğer taraftan üstün tutulması sigortacılığın temellerine zarar verir.      

Ülkemizde sigortacılığın gelişmemesinin nedenlerinden biride sektörü denetleyen ve düzenleyen idarenin işlemlerinin çoğu kez güven değil, taraflara zarar vermesidir.      

Kanuna karşı hilenin diğer bir uygulaması sigorta eksperi ataması ve ödemesi konusunda olmaktadır. 

Başvuranın sigorta kuruluşundan talep ettiği eksper ücretine ilişkin olarak 5684 sayılı sigortacılık kanunu 22/19 maddesine göre “Sigorta eksperi, sigortacı veya sigorta ettiren ya da sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler tarafından serbestçe tayin edilebilir.” 

Bu maddeye göre sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayanların eksper ataması ve hasarı tespit ettirebilmesi mümkündür. Bu durumda, ücreti kimin ödeyeceği belirtilmemiştir.

Ücret konusu Türk Ticaret kanunu( TTK)’nın 1426. maddesi ile tamamlanmıştır. Sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından, rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorundadır.” hükmü uyarınca ekspertiz ücreti giderinin sigorta kuruluşunun sorumluluğunda bulunduğu anlaşılmaktadır. 

Kanunda anlatılan hasarın tespiti için taraflarca sigorta eksperi serbestçe atanıp, ödemesi sigorta şirketi tarafından karşılanacaktır. 

5684 sayılı sigortacılık kanunu ile TTK (Türk ticaret kanunu) karşısında duraksamaya neden olmayacak şekilde açıktır.

Sigorta eksperleri atama yönetmeliğinde hasar ihbarından sonra sigorta şirketi 1 iş günü içinde “serbest olmadan” kendi belirlediği eksperi atar ve ödemesini yapar. 

     Rapora itiraz üzerine bu kez sigortalı veya hak sahibi serbestçe değil sistemden tesadüfi eksper atayabilir ve ücretini kendi öder.

Sigortacıya kendi çalıştığı eksperi atama hakkı veren, sigortalı veya hak sahibine tesadüfi atama ve ücret konuları kanuna karşı hiledir. 

     Uyuşmazlık üzerine sigortalının eksperini seçememesi, sistemde tesadüfi atanması sonrası ücretinin sigortalı (hak sahibi) tarafından yapılması açıkça kanuna karşı hiledir.

Çünkü 5684 sayılı sigortacılık kanunu 22/19 maddesi eksperin serbestçe atanmasından ve ücretinin de TTK 1426 gereği sigortacının ödemesi gerektiğinden bahsetmektedir.

İşin özü: “Sigortalı , hak sahibi sigorta eksperini özgürce seçebilir ve ekspertiz ücret tarifesine göre makul ödemesini sigorta şirketi yapar.”

     Sigorta şirketi gerçek hasar, değer kaybı ve serbestçe atadığınız eksperin ücretini ödemedi mi ? Devletin mahkemeleri bu işe bakıyor.

Sigortacılık güven işidir. 

Kazasız belasız iyi sürüşler dilerim.

Yorumlar
* Bu e-posta internet sitesinde yayınlanmayacaktır.