Sel Felaketlerinde Belediyelerin Sorumluluğu ve Mücbir Sebep Savunmasının Sınırları ;


İklim değişikliğinin bir sonucu olarak sıklaşan ve şiddetlenen aşırı hava olayları, idarelerin altyapı hizmetlerinden kaynaklanan sorumluluklarını hukuki gündemin ön sıralarına taşımaktadır. Özellikle yoğun yağış sonrası meydana gelen sel ve su baskınlarında, idarenin "mücbir sebep" savunması ile yapı malikinin kusursuz sorumluluğu (TBK m. 69) tazminat davalarının sonucunu belirlemektedir. Bu tür davalarda bilirkişi incelemesinin kapsamı ve niteliği yargı kararını etkilemektedir.

 Uyuşmazlığın Özeti; 

  1. Olay: Davacı sigorta şirketi, kasko poliçesi ile sigortaladığı bir aracın, meydana gelen aşırı yağış ve sel sonucu hasarlandığını, bu hasar bedelini sigortalısına ödediğini belirtmiştir.
  2. Dava: Sigorta şirketi, hasarın davalı Büyükşehir Belediyesi ve SU hizmetleri işletmesi 'nin hizmet kusurundan (altyapı yetersizliği, bakım-onarım eksikliği) kaynaklandığını ileri sürerek, ödediği tazminat bedelini rücuen talep etmiştir.
  3. Davalıların Savunması: Davalı idareler, olayın "doğal afet" niteliğinde olduğunu ve hukuken "mücbir sebep" teşkil ettiğini, bu nedenle kendilerine atfedilecek bir kusur veya sorumluluk bulunmadığını savunmuşlardır.
  4. İncelenmesi gerekenler: Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden gelen ve yağışın "olağanüstü" niteliğini teyit eden yazı ile olayın mücbir sebep olduğu yönünde şüpheler vardır. Bu yetersiz inceleme sonucu oluşan öngörüdür.

 Değerlendirme; Üç temel inceleme olmalıdır. İdarenin yasal yükümlülükleri, yapı malikinin kusursuz sorumluluğu ve mücbir sebep savunmasının ispat durumu. 

1. İdarenin Yasal Yükümlülükleri ve Hizmet Kusuru ; 5393 sayılı Belediye Kanunu m. 15/e ve 2560 sayılı İSKİ Kanunu m. 1, 2, 25 atıf yaparak, büyükşehir belediyeleri ve bağlı su/kanalizasyon idarelerinin görevlerini net bir şekilde ortaya koymak gerekmektedir. 

  • Yağmur sularının toplanması, uzaklaştırılması ve zararsız hale getirilmesi.
  • Bu amaçla gerekli her türlü tesisin (altyapı, kanalizasyon, rögarlar vb.) kurulması, işletilmesi, bakım ve onarımının yapılması.

 Bu görevler, idareye pozitif bir yükümlülük getirmektedir. Bu hizmetlerin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi, "hizmet kusuru"nu oluşturur ve idarenin tazminat sorumluluğunu doğurur. 

2. Türk Borçlar Kanunu Madde 69 Çerçevesinde Kusursuz Sorumluluk;
  
Olaya 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 69. maddesi (Yapı Malikinin Sorumluluğu) kısmından bakmak gerekir. Belediyelerin sorumluluğundaki yol, kanalizasyon, rögar gibi tesisleri "yapı eseri" olarak nitelendirilmektedir. Bu niteleme, sorumluluğun hukuki rejimini kusur sorumluluğundan, daha ağır bir sorumluluk türü olan "kusursuz sorumluluğa" taşımaktadır. TBK m. 69 uyarınca yapı maliki (somut olayda davalı idareler), yapım bozukluklarından veya bakım eksikliklerinden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Bu bir "olağan sebep sorumluluğu" olup, malikin sorumluluktan kurtulması için kusursuz olduğunu ispat etmesi yeterli değildir. Sorumluluktan kurtulabilmek için illiyet bağının kesildiğini ispatlaması gerekir. 

3. Mücbir Sebep Savunmasının Yetersiz İspatı ; 

Bir olayın mücbir sebep sayılabilmesi için sadece "olağanüstü" olması yeterli değildir. Aynı zamanda "öngörülemez" ve "önlenemez" olması da gerekir. Bu tespiti yapacak bilirkişi incelemesinin nasıl olması gerektiğini detaylı bir şekilde aşağıdadır. 

  • Bilirkişi raporunda olması gereken ; 

    Sadece meteorolojik verileri tekrar edip "olay doğal afettir" demek, hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmak için yeterli değildir. 

    Keşif: Dosya üzerinden değil, mutlaka olay yerinde keşif yapılmalıdır. 

    Uzman Heyeti: Konunun tüm teknik boyutlarını kapsayacak şekilde; Meteoroloji, Makine, İnşaat, Jeoloji mühendisleri ve bir sigorta uzmanından oluşan 5 kişilik geniş bir heyet oluşturulmalıdır. 

Teknik Analiz: Davalı idarelerden ilgili altyapıya (su tahliye sistemi, rögarlar vb.) ait tüm plan, proje ve krokiler getirtilmelidir. Bilirkişiler, bu projelerin ve mevcut durumun standartlara, fen ve sanat kurallarına uygun olup olmadığını denetlemelidir. 


İlliyet Bağı Analizi: Bilirkişi rapor, şu kritik sorulara cevap vermelidir; Olay;

  1. TBK m. 69 anlamında illiyet bağını kesen bir mücbir sebep midir?
  2. İdareler, altyapıyı güncel standartlara ve öngörülebilir risklere göre tasarlayıp bakımını yapsaydı, bu zararın önüne geçilebilir miydi?
  3. Zararın ne kadarı mücbir sebepten, ne kadarı idarenin hizmet kusurundan kaynaklanmaktadır? (Kusur ve sorumluluk oranlaması)

Sonuç ve Değerlendirme; Yukarıdaki tespitler idarenin sel ve su baskınlarından doğan sorumluluğuna ilişkin davalarda takip edilmesi gereken usulü ve ispat standardını belirleyen önemli kısımlardır. Bu tespit sonucu ortaya çıkacak kararlar idarelerin "doğal afet" veya "aşırı yağış" gibi genel savunmaların arkasına sığınmasını zorlaştıracak ve onları, sorumlulukları altındaki yapı eserlerini güncel bilimsel ve teknik standartlara uygun olarak inşa etme ve bakımını yapma yükümlülükleriyle karşı karşıya bırakacaktır. 


Bu tür davalarda incelenmesi gereken konu; 

  • Davanın temelini sadece hizmet kusuruna değil, aynı zamanda TBK m. 69'daki kusursuz sorumluluğa dayandırmanın önemi,
  • Yukarıda belirtilen nitelikte (geniş uzman heyeti, yerinde keşif, teknik proje incelemesi) bilirkişi heyet incelemesi talep etmenin kritik rolü,
  • Meteorolojik verilerin tek başına mücbir sebep ispatı için yeterli olmadığını, bu verilerin mevcut altyapının kapasitesi ve standartlarıyla karşılaştırmalı olarak analiz edilmesi gerektiği, konularındadır.
  • İdare sadece "beklenmeyene" karşı değil, aynı zamanda "beklenmesi gerekene" karşı da hazırlıklı olmaya zorlayan modern bir hukuki yaklaşımı yansıtmaktadır.

Bu makale “Hukuk Genel Kurulu 2017/2604 E. , 2021/96 K.  ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. HD 2023/805 Esas., 2025/1885 Karar” ışığında hazırlanmıştır. 

                                                                                            06/08/2026

Murat Ersoydan
Sigorta eksperi

Yorumlar
* Bu e-posta internet sitesinde yayınlanmayacaktır.