Sel Felaketlerinde Belediyelerin Sorumluluğu ve Mücbir Sebep Savunmasının Sınırları ;
İklim değişikliğinin bir sonucu olarak sıklaşan ve şiddetlenen aşırı hava olayları, idarelerin altyapı hizmetlerinden kaynaklanan sorumluluklarını hukuki gündemin ön sıralarına taşımaktadır. Özellikle yoğun yağış sonrası meydana gelen sel ve su baskınlarında, idarenin "mücbir sebep" savunması ile yapı malikinin kusursuz sorumluluğu (TBK m. 69) tazminat davalarının sonucunu belirlemektedir. Bu tür davalarda bilirkişi incelemesinin kapsamı ve niteliği yargı kararını etkilemektedir.
Uyuşmazlığın Özeti;
Değerlendirme; Üç temel inceleme olmalıdır. İdarenin yasal yükümlülükleri, yapı malikinin kusursuz sorumluluğu ve mücbir sebep savunmasının ispat durumu.
1. İdarenin Yasal Yükümlülükleri ve Hizmet Kusuru ; 5393 sayılı Belediye Kanunu m. 15/e ve 2560 sayılı İSKİ Kanunu m. 1, 2, 25 atıf yaparak, büyükşehir belediyeleri ve bağlı su/kanalizasyon idarelerinin görevlerini net bir şekilde ortaya koymak gerekmektedir.
Bu görevler, idareye pozitif bir yükümlülük getirmektedir. Bu hizmetlerin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi, "hizmet kusuru"nu oluşturur ve idarenin tazminat sorumluluğunu doğurur.
2. Türk Borçlar Kanunu Madde 69 Çerçevesinde Kusursuz Sorumluluk;
Olaya 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 69. maddesi (Yapı Malikinin Sorumluluğu) kısmından bakmak gerekir. Belediyelerin sorumluluğundaki yol, kanalizasyon, rögar gibi tesisleri "yapı eseri" olarak nitelendirilmektedir. Bu niteleme, sorumluluğun hukuki rejimini kusur sorumluluğundan, daha ağır bir sorumluluk türü olan "kusursuz sorumluluğa" taşımaktadır. TBK m. 69 uyarınca yapı maliki (somut olayda davalı idareler), yapım bozukluklarından veya bakım eksikliklerinden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Bu bir "olağan sebep sorumluluğu" olup, malikin sorumluluktan kurtulması için kusursuz olduğunu ispat etmesi yeterli değildir. Sorumluluktan kurtulabilmek için illiyet bağının kesildiğini ispatlaması gerekir.
3. Mücbir Sebep Savunmasının Yetersiz İspatı ;
Bir olayın mücbir sebep sayılabilmesi için sadece "olağanüstü" olması yeterli değildir. Aynı zamanda "öngörülemez" ve "önlenemez" olması da gerekir. Bu tespiti yapacak bilirkişi incelemesinin nasıl olması gerektiğini detaylı bir şekilde aşağıdadır.
Teknik Analiz: Davalı idarelerden ilgili altyapıya (su tahliye sistemi, rögarlar vb.) ait tüm plan, proje ve krokiler getirtilmelidir. Bilirkişiler, bu projelerin ve mevcut durumun standartlara, fen ve sanat kurallarına uygun olup olmadığını denetlemelidir.
İlliyet Bağı Analizi: Bilirkişi rapor, şu kritik sorulara cevap vermelidir; Olay;
Sonuç ve Değerlendirme; Yukarıdaki tespitler idarenin sel ve su baskınlarından doğan sorumluluğuna ilişkin davalarda takip edilmesi gereken usulü ve ispat standardını belirleyen önemli kısımlardır. Bu tespit sonucu ortaya çıkacak kararlar idarelerin "doğal afet" veya "aşırı yağış" gibi genel savunmaların arkasına sığınmasını zorlaştıracak ve onları, sorumlulukları altındaki yapı eserlerini güncel bilimsel ve teknik standartlara uygun olarak inşa etme ve bakımını yapma yükümlülükleriyle karşı karşıya bırakacaktır.
Bu tür davalarda incelenmesi gereken konu;
Bu makale “Hukuk Genel Kurulu 2017/2604 E. , 2021/96 K. ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. HD 2023/805 Esas., 2025/1885 Karar” ışığında hazırlanmıştır.
06/08/2026
Murat Ersoydan
Sigorta eksperi